Tartışma Gündemi

Moda sektöründe yeni bir yöntem

Global moda markaları dijital devrimin getirilerinden faydalanabilmek amacı ile yeni pazarlama ve iletişim stratejileri geliştirmeye devam ediyorlar.  Bu stratejilerden en çok ses getirmiş olanı ise elbette: “See Now & Buy Now” oldu. Dijital devrimden önce markalar Moda Haftaları’nda bir sonraki sezon koleksiyonlarını sadece basın ve toptan satın alım yapan profesyonellere sunarlardı. Bir başka deyişle, nihai

“Medyada Kimlikleşme” Halkla İlişkileri nasıl etkiler?

Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde fikir akımları ve yapılanmalar ya bir yayının etrafında toplanmış ya da toplumsal hareketler bir yayın ortaya çıkarmışlardır. Yapıların mı yayınları yayınların mı yapıları doğurduğu tavuk yumurta ikileminden pek de farklı değil… Ancak ortaya çıkan yayınların bir ideolojiyi yayma, yansıtma ve destekleme gayreti tüm dönemlerin neredeyse ortak özelliği. Etkileri günümüze kadar süren

İşimizi İyi Yapmak!

Türkiye Cumhuriyet Tarihi’nin en zor ve acılı yılıydı 2016. Ne yazık ki, 2017’nin ilk anları da kanlı bir tokat olarak yüzümüze çarptı. Böyle bir ortamda pembe tablolardan bahsetmek mümkün değil elbette. Ama terörün amacının bizi yıldırmak, bezdirmek, çökertmek olduğunu düşününce; bütün zorluklara rağmen ayağa kalkıp direnmek, yaşamak gerekiyor. Bu kavga, insan olmanın, var olmanın onuru

Bildiğimiz iletişimin sonu!

Metalik renklerle sembolize edilen 2000’li yıllar, bildiğimiz “bazı şeyler”in sonu olmak üzere başlamıştı. Hatta dünyanın sonunun geleceğine inanan gruplar bile vardı. Aslında haksız da sayılmazlardı. 2000’lere gelirken her alanda değişim trendi yükselmiş, milenyum tahminlerin de ötesinde bir hızla akmaya başlamıştı. Francis Fukuyama’nın 90’larda ortaya koyduğu “Tarihin Sonu” tezini, Immanuel Wallerstein’in “Bildiğimiz Dünyanın Sonu” takip ederken,

Halkla ilişkilerin yalnızlığı (ya da çaresizliği)

Halkla İlişkiler… Meslek olarak 100. Yılını devirdi. Dünyada başka her hangi bir meslek var mıdır ki 100 yaşını geçtiği halde “ne” olduğu tartışılıyor olsun? Daha tanımında başlayan tuhaflıklar zinciri uygulamada salkım saçak eteklerimizdeki taşlara dönüşüveriyor. Meslek hayatımdaki 41 yılın 25 yılı dolu dolu halkla ilişkilerle geçmiş. Kalanlar da halkla ilişkilerle yakın akrabalık ilişkisi olan alanlarda…

Erol Olçok, İletişim Sektörü Ve Yeni Türkiye Gerçeği

İzleyebildiğim kadarı ile 15 Temmuz gecesi oğlu ile birlikte şehit edilen Erol Olçok’a iletişim dünyasından, Serdar Erener dışında pek sahip çıkan olmadı. Ben kendisini tanımam; Erol Olçok bir muhafazakârdı. Ben ise değilim. Bunun dışında zaman zaman onun ve geniş networkünün Türkiye’de pek alışılageldiği biçimde grup aidiyeti üzerinden elimizden iş  almasına da bozulurdum. Ama Erol Olçok

Domates Konkuru!

  Yok, henüz böyle bir konkur açılmadı. Ona ihale diyorlar. Ama bazen açılan konkurlarda müşterilerimizin domates alımı ile iletişim şirketi seçimi arasındaki ayırımı göz ardı ettiklerini görüyoruz. Doğrusu bunun biraz da ülkenin ekonomisi/demokrasisi/terbiyesi ile de ilgisi olduğunu söylemek mümkün. Batı kapitalizminin bir yüzünde kesin kurallar ve sistemler var. Bunlardan vazgeçildiğinde krizler geliyor, sarsıntılar başlıyor. Sonra

Ödül programları ne kadar önemli?

  Her yıl Şubat ayı geldiğinde bir heyecan alır bizleri, Academy Awards için aday olan filmler görülmelidir ve çeşitli fikirler havada uçuşur… Bu filmleri neden görmek isteriz; genel olarak ortalamanın üzerinde olduklarını düşünürüz ve herkes kabul etmese de şu an ünlü olan birçok oyuncu, müzisyen kısacası sanatçıları bu yolla tanırız. Ödül her sene birbirinden daha görkemli törenler

Örnek bir işbirliği modeli

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından 9 Nisan 2016 tarihinde düzenlenen geleneksel Kartepe Ekonomi Zirvesi kapsamında bu yıl sektörümüz adına çok önemli bir gelişme yaşandı. İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA) ve EGD ile birlikte, TOBB Medya ve İletişim Meclisi, Reklam Verenler Derneği (RVD), Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD) ve Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin (TÜHİD) ortak çalışması ile

Pilava planla birlikte ihtiyacımız var(*)

Çinlilerin şöyle bir bedduaları olduğu iddia edilir: “Değişim dönemlerinde yaşayasın.” Değişim döneminde yaşamak niye kötü olsun? Hele de doğu coğrafyalarında. Değişim döneminde başarının yolu hızlı ve esnek olmaktan geçiyor. Bunlar, bizim coğrafyada zorunlu gelişen meziyetler. Londra’dan bir taksi şoförünü İstanbul’da dolmuş kullanırken düşünebiliyor musunuz? İnsan kaynağımız, fabrikalarımız, iş ve alışveriş merkezlerimiz gelişmiş ülke ortalamalarından bile iyi