İLETİŞİMİN GÜCÜ İYİLİĞİN GÜCÜ

  1. Felis Ödülleri’nin PR Bölümü’nü yönetecek olan Ergun Gümrah’layız. PR sektörünün yıldan yıla artan toplumsal bilinç ve sürdürülebilir iletişim duyarlılığıyla gurur duyan Gümrah, Felis’in etki ve yaratıcılığı eşit derecede dikkate almasından da oldukça memnun.

Yaratıcılık, belirli disiplin ve ajans modellerinin tekelinden çıkmışken PR sektörünün yaratıcılık karnesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İletişim sektörü bence dünyanın en yaratıcı sektörlerinden bir tanesi. Yaratıcılık asla reklamcıların tekelinde değil. Ben son zamanlarda yapılan projelere baktığımda iletişim ajanslarının reklam ajanslarından daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca iş yapış biçimi olarak da reklamcılar PR’cıların izledikleri yola gitmeye ve sahaya inmeye çalışıyorlar. Biz doğrudan doğruya insanlara dokunan ve daha küçük gruplara iletişim yapan bir disiplin olarak her zamankinden daha avantajlı bir noktadayız. İletişim sektöründe hangi alanların modası geçti sizce; nelerin konuşulduğunu görmek istiyorsunuz artık? PR her zamankinden daha fazla gerçekleri konuşmak zorunda. Dünyada çok ciddi sorunlar var. Bunların başında küresel ısınma geliyor. Küresel ısınmayı çözmediğimiz zaman, üzerinde konuşulacak bir dünya kalmıyor. İkincisi, daha çok tüketimi bastıran iletişim biçimi. Bana göre bu da yanlış. Çünkü bu tüketim azgınlığı küresel ısınmayı körüklüyor. Öteki taraftan gelir dağılımında çok ciddi eşitsizlik var. Bunu da iletişim sektörü çözmek zorunda. Bu konuda bize fazlasıyla rol düşüyor. Reklamcılar sadece satışa odaklanırken biz, sürdürülebilirliğe daha fazla odaklanıyoruz. Bu da odak noktasına insanı almak demek. Biz odağında insan olan, gerçek ve iyi projeler peşinde koşmak zorundayız. Bence iletişimin gücü, iyiliğin gücü.

Sektörün yaşadığı en güncel sıkıntıyı nasıl adlandırırsınız?

PR sektörü ya da iletişim sektörü kendi dijital kaslarını kuvvetlendirmek ve pazarlamayı daha fazla ciddiye almak zorunda. Biz iletişimin bütününü yönettiğimiz gibi pazarlama iletişiminin de bir uzvuyuz. Bu iki görevi aynı anda yapıyoruz. Tabii şu var; artık iletişim sektörü yönetim kurullarında daha fazla oturmak zorunda. Yönetimsel kararlara daha fazla katılmak durumunda. Bu, iletişim sektöründe çalışan insan kaynağının nitelikli hale gelmesiyle mümkün olacaktır. İDA’da üniversitelerle çeşitli çalışmalar sürdürerek insan kaynağını artırmaya çalışıyoruz ama burada müşterimize de görev düşüyor. Müşteri, iletişim danışmanlığı şirketlerine daha az para vererek, daha nitelikli insanla çalışıp daha kaliteli hizmet alamaz. O yüzden bu sektörün bir bütün olduğunu düşünerek, iyi müşterilerin sektörü iyileştirmek için iletişim danışmanlığı şirketlerine daha iyi ücret ödemeleri lazım.

Felis bildiğiniz gibi hem etkiyi hem yaratıcılığı ölçüyor. Bunun PR’daki karşılığı nasıl olacak dersiniz?

Felis’te yaratıcılık ve etkinin yan yana ölçülmesi gerçekten çok değerli. Çünkü öyle projelerle karşılaşıyoruz ki, aynı ünlüler neredeyse 20 projede aynı şekilde yer alıyor. Bu proje, çok etkili gibi görülebiliyor. Etki tamamen ölçülebilir bir şey. Yaratıcılıkla beslendiğindeyse çok daha fazla değer üretir. PR jürisinde nasıl bir değerlendirme süreci öngörüyorsunuz? Felis’in yeni başladığı günleri hatırlıyorum. Sektörümüz kendi sunumlarını bile çok zor yapıyordu. Oysa bugün Felis’te dünya çapında projeler, uygulamalar ve bunların sunumlarını görüyoruz. Bu gerçekten müthiş bir şey. İlk günlerde kendimizle dalga geçerek başlamıştık ama geçen yıllar içinde sektörümüzün nereye geldiğini görerek, gerçekten gurur duyuyoruz. Bunda Felis’in büyük payı var. Bu sene daha fazla proje olduğunu duyuyorum. O projeler arasından en iyisini seçmek elbette zor olacak. Büyük bir ihtimalle çok eğleneceğimiz, keyifli bir gün geçireceğiz.

Bu röportaj ilk olarak Medicat Dergisi Eylül sayısında yayımlandı.