“İletişim Danışmanları, Markaların Emniyet Supabı Olmaya Devam Edecek”

Son yıllarda sektör değerlendirmesi yaparken, benzer şeyler söylüyor olabiliriz: “Zor bir yıl oldu.” Haklıyız da. Sadece Türkiye için değil, dünya için de zor bir dönemden geçiyoruz. Küresel iklim değişikliği ve yaşanan iklim yıkımı başta olmak üzere; çevresel, ekonomik, sosyal ve siyasi pek çok değişim ve dönüşümün tam ortasındayız. Bazı ezberlerimizi memnuniyetle bozarken, bazı ezberlerimizin bozulmasından son derece rahatsızız. Sürdürülebilirlik, göçmen sorunsalı, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, basın özgürlüğü, adalet… İsimlerini sayarak geçtiğim tüm bu derin konular, doğrudan biz iletişim danışmanlarının gündeminde ciddi yer buluyor. Hem kurumsal vatandaşlık ilkesi, hem de söz konusu kavramların tüketicilerin marka tercihlerini etkilediğinin artık açıkça bilinmesi nedeniyle markalar ciddi hassasiyet gösteriyor. Göstermeli de… Artık iletişim, sadece satmak için değil, fayda sağlamak için yapılıyor. Pek çok markanın yaşadığı krizler de bu kavramlar üzerinde yapılan hatalardan doğuyor.

2018 yılı, ne yazık ki, çok sayıda markanın iletişim kriziyle mücadele ettiği bir yıl oldu. Krizlerden çok şeyin öğrenileceğini bilen biri olarak, pek çok markanın aynı hatalara yeniden düşmeyeceğini tahmin ediyorum. İnanıyorum ki, en az bir iletişim kazası yaşayan marka, iletişim danışmanlarının markaların adeta emniyet supabı olduğunu anlamıştır.

Geçtiğimiz yılın gündemi, iletişim projeleri açısından önemli bir seçimle parçalanmış olsa da, yıl boyunca reklam çalışmalarına ara veren markalar bile halkla ilişkiler projelerini kesintisiz sürdürdüler. Markaların özellikle seçim dönemlerinde sürdürmesi gereken tarafsız duruşun garantörü, yine iletişim danışmanlığı şirketleri oldu. 2015’den 2016’ya %13,6 büyüyen sektörümüz, 2016’dan 2017’ye ise %24,4 büyümüştü. Henüz kesin rakamlarımız elimizde olmasa da, 2018 yılında da en kötü senaryoda aynı büyüme bandını korumuş olduğumuzu düşünüyoruz. 2015’den bu yana üyelerimizin danışmanlık gelirlerinde de yıllık %10’luk bir büyüme yaşanırken, 2018 yılında danışmanlık gelirlerimizdeki artış yüzdesinin de korunduğunu tahmin ediyoruz.

Önceki yıllarda olduğu gibi, 2018 yılındaki sektörel büyümemizin temel etmenlerinden birinin, üyelerimizin hizmet kapsamının genişlemesi olduğunu görüyoruz. Özellikle pazarlama iletişiminden sosyal medyada topluluk yönetimine uzanan iletişim hizmetleri, başta üyelerimiz olmak üzere tüm halkla ilişkiler ajansları için ciddi bir potansiyel taşıyor. İletişim danışmanlığı deneyimini, yeni iletişim araçlarına taşıyabilen meslektaşlarımız, hem portföylerini genişletiyor, hem de cirolarını artırabiliyor. Halkla ilişkilerin medya ilişkilerinden çok daha öte bir uzmanlık olduğunu her fırsatta söylesek de tekrar etmekte yarar var: Kriz iletişiminden kamu ilişkilerine, sendikal süreçlerden yeni finansal yapılandırma süreçlerine kadar stratejik iletişim danışmanlığı hizmetinin üyelerimizin iş yükündeki ağırlığı çok ciddi boyutta. Bu da başta üyelerimiz olmak üzere, sektör oyuncularının gelecek yıla da büyük potansiyelle girdiğini bize söylüyor.

“Yeni iletişim diline hızla adapte olanlar kazanacak”

Dolayısıyla da 2019 yılından beklentimiz büyük. Bunun için de kendi ödevlerimizin bilincindeyiz. Öncelikle, sektörümüzün penetrasyonunu arttırmaya, daha önce iletişim danışmanlığı hizmeti almamış kişi ve kurumlara bu hizmetin katma değerini anlatmaya çalışacağız.

Sosyal medyada topluluk yönetimi, influencer marketing ve dijital iletişim başlıklarında sektörel yatırımların artırılması için yön gösterici rolümüzü sürdüreceğiz. Hazırladığımız Dijital İletişimde Etik Değerler Kılavuzu’nun başta üyelerimiz olmak üzere, dijitalde var olan tüm kişi ve kurumların benimsemesi için çalışmalar yürüteceğiz.

Sektörümüze emek veren insan kaynağının, genç kuşaktan yetenekli gençlerle desteklenmesi için, gençlerle bir araya gelmeye ve mesleğimizi doğru anlatmaya devam edeceğiz.

Akademi ile işbirliği kanallarımızı daha da güçlendirecek, hem akademik içerikler üretmeye, hem de ülkemizde iletişim eğitiminin derinleşmesine destek olmaya devam edeceğiz.

Biz ne yaparsak yapalım, dünyanın gittiği yönde iletişim danışmanlığına olan talep de ihtiyaç da artacak. Deneyimini, bilgisini, yeteneğini yanına alan ve yeni dünyanın yeni iletişim diline hızla adapte olanlar kesinlikle kazanacak.

Markaların bu vahşi rekabet ortamından; sağduyulu, hassas ve ilkeli şekilde sıyrılmalarında en önemli paydaşlarının iletişim danışmanları olduğu tartışmasız bir gerçek. Yaratıcılığın; “yaramaz çocuk oyuncağı” değil, “özenle, bilgiyle, vicdanla ve sorumlulukla üretim” olduğunun altını çizmeliyiz. Dileğim, 2019 yılında markaların büyük küçük demeden tüm adımlarında bir iletişim danışmanıyla birlikte yürümesidir.