>

WORLD PR REPORT 2016

ICCO tarafından 2016 yılında yapılan ve 2015 yılına ait sektör verilerini ortaya koyan Dünya PR raporuna 43 ülkeden, 37 ulusal birlik ve 2500’ün üzerinde ajans temsilcisi katıldı. ICCO Global Zirvesi’nde sunulan çalışma, sektörün sağlığı ve uzun vadeli umutları hakkında analizler ve bilgiler sağladı.

Rapora göre, ajans başkanları piyasa hakkında iyimser. 1-10 arasında yapılan iyimserlik puanlamasında küresel ortalama 7 oldu. En iyimser piyasa İngiltere (8.1) ve Orta Doğu (8.0); en az iyimser olanlar ise Latin Amerika (5.9) ve Afrika (6.0).  Ülkeler 6.2 puanla, karlılıkta bir artış beklerken bunların başında Kuzey Amerika (7.2) ve ardından Birleşik Krallık geliyor (7); onları Latin Amerika (5.2) ve Batı Avrupa (5.7) takip ediyor.

ICCO Genel Müdürü Francis Ingham raporla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Bu bulguların her ikisi de, zaman zaman dünya ekonomisinin yıpranmış ve kararsız halini göz önüne aldığımızda kutlanmayı hak ediyor. Bu performansı yönlendiren ise son birkaç yıldır gördüğümüz ve bölgelere göre oldukça değişen üç faktöre işaret ediyor. Birincisi, kurumsal itibarını ciddiye alan baş yöneticiler. Basit bir ifadeyle, dünyanın dört bir yanındaki iş dünyası, en önemli varlığının itibarı olduğu gerçeğinden daha önce hiç olmadığı kadar bilinçlidir. İkincisi, pazarlamacılar harcamalarını diğer disiplinlerden alıyor ve onu PR ve iletişim araçlarından daha etkili araçlar haline getiriyor. Üçüncüsü, müşterilerin halkla ilişkiler firmalarından geleneksel olmayan hizmetler talebi giderek artıyor. Son iki nokta tartışılmaz bir eğilime dayanıyor; giderek daha entegre bir pazarlama dünyasında, PR’ın şaşkınlığı, içgörü ve yaratıcılığı ile rekabete dahil oluyor.”

Rapor kapsamında yapılan ankette, ajansların büyümesini sağlayacak sektörlerin başında sağlık, teknoloji ve tüketici ürünleri olduğu tespit edildi. Ankete katılanların yüzde 89’u sektörün önümüzdeki birkaç yıl içinde büyümeyi en çok izleyebileceği alanların dijital ve çevrimiçi iletişim olduğunu, sonra kurumsal itibar (yüzde 54) ve kamu işleri ile hükümet ilişkileri (yüzde 46 kuruş) olduğunu söyledi.  Personelin tutulması ve istihdamı ise, halkla ilişkiler şirketlerinin en büyük zorlukları olarak gösterildi.

Raporda ayrıca, bu sonuçların bölgesel bir dökümü ve her alanda kilit oyuncular tarafından bölgesel dağılımlar yer alıyor. Weber Shandwick UK ve EMEA CEO’su Colin Byrne, endüstrinin dijital olmayan iletişim bölünmesine karşı dijital PR’den bahsetmek ve bütünleşik iletişimle ilgili doğru düşünmeye başlamak için zaman aradığını söylerken FleishmanHillard Asya-Pasifik Başkanı Lynne Anne Davis, bölgenin hızla büyüyen pazarlarında PR hizmetleri için çok talep geldiğini söyledi.

Buna ek olarak, Ketchum Arjantin ortağı Gustavo Averbuj, Latin Amerika genelinde yaratıcılık ve hikaye anlatımının hüküm sürdüğünü dile getirdi. Hill + Knowlton Stratejileri ABD CEO’su Beth Balsam, başkan adayı Donald Trump’ın düşük medya harcamalarının ve medya yansımalarının etkisinin, PR’ın “etkileyen savunuculuk sanatı” olarak hiç olmadığı kadar “anlamlı veya ilgili” olduğunu gösterdiğini belirtti.

Dünyanın en büyük PR şirketleri listesine bakıldığında, bir ila dokuz arasındaki sıralamada yer alan firmalar değişmeden kalırken, en büyük şirket Edelman oldu. Onu ardından Weber Shandwick ve FleishmanHillard izledi. Çinli grup BlueFocus’un geçen yıldan bu yana üçte birinden fazla gelir artışı göstererek Havaş’ın halka arzına ilk 10’da girmesi bekleniyor.