Yalan bombaları yağarken

Tüm dünyayı eşitleyen küresel bir salgının ortasında, en az koronavirüs kadar tehlikeli yayılan, yakıp yıkan yanlış bilgi/yalan haber bombardımanı altındayız. Yaşadığımız iletişim ve teknoloji çağının en etkili aracı sosyal medya aynı zamanda yalan haber üreticilerinin en kullanışlı aracı. Kimi zaman politik figürlerin, bazen ‘etki sahipleri’nin, çok takipçili ama fake Facebook hesaplarının bir tek paylaşımının, küresel salgın savrukluğundaki milyonları ne tehlikeli duraklarda buluşturduğunu bu süreçte deneyimledik.

Haber almak evrensel hak ama kapitalizmin kıskacındaki küresel medya endüstrisinin namuslu haber verebilme mücadelesi virüsün de etkisiyle ağır yaralı.  Tüm dünyada gazete çıkarmak pahalı iş. Gazetelerin uzun süredir içinde oldukları finansal kriz, salgınla derinleşti. Haberciler yorgun. Koronavirüs, medya geleneklerinin kurucusu yazılı basının, teknoloji ve iletişim çağında gözden düşme yolculuğunu hızlandırdı. Pandemi sırasında haber tüketimi artsa da gelirler aynı ölçüde artmadı hatta geriledi. Basılı gazete satışları düştü.

Dünyada örneklerini görüyoruz, iyi içerik satıyor ama virüs dijitale de bulaştı. Digiday’in araştırmasına göre reklam verenlerin yüzde 63’ü reklam bütçelerini kısarken, yüzde 40’ı koronavirüsle alakalı hiçbir içerikte reklamlarının görünmesini istemiyor. İki seçenek var; ya koronavirüs haberi yapılmayacak ya da reklam alınmayacak!

İşin öteki tarafında, Google ve Facebook devasa reklam bütçeleriyle medya üzerindeki etkisini giderek artırıyor. Çoğunda haber seçimi, haber yazımı süreçleri yapay zekaya teslim edildi.  Teknoloji şirketlerinin medya endüstrisini domine edeceği bir döneme doğru ilerliyoruz.

Dünya devi medya kuruluşları, ‘doğru habercilik hiç bu kadar önemli olmamıştı’ diyerek  geleneklerin ve bağımsızlığın korunması için adeta davul çalıyorlar.

Haber endüstrisinin bir parçası olan iletişim profesyonelleri olarak bu süreçte sorumluluğumuz var; mesleğimizi etik ilkelerimize sonuna kadar bağlı kalarak yapmak, doğruları söylemek ve çoğaltmak. Bu süreçten sağlam ve itibarı yitirmeden çıkmak ancak böyle mümkün.

 

Meral Saçkan

MPR İletişim Danışmanlığı Ajans Başkanı

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 104. sayısında yayımlanmıştır.