Yeni normal için sayfayı yukarı kaydırın

Koronavirüsün ülkemizde görülmesiyle, çalışma koşulları izin verenlerin ve zorunda olanların evde geçirdiği 2,5 ayı geride bırakıyoruz. Hem çalıştık, çocuk baktık hem yemek, temizlik yaptık. Önce sepet doldurmaya devam ettik, sonra kargo çalışanına suçlulukla teşekkür ettik. Korkuyla da olsa çoğunlukla bildiğimiz hayatı idame ettirdik.

Markaların evde kal mesajları, dayanışma filmleri eşlik etti bu döneme. Söz-eylem birliği içindekiler alkışlanırken krizi elleriyle yaratanlar da oldu. Tüm ekranlardan gündem takip edilirken ‘mış gibi’ yapılamayacağını gördük. Youtube haber kanallarının, Instagram canlı yayınlarının iletişim stratejisindeki hızlı yükselişine şahit olduk. Haber gazeteye çıkmış mı diye kontrol etmektense vazgeçmedik.

Salgın bitmedi ama Türkiye’de kontrol altına alınmış görünüyor. Şimdi sıkı kuralları gevşetip ‘yeni normale’ geçme zamanı. ‘Yeni normal’ maalesef sayfayı yukarı kaydırıp satın alacağımız bir raf ürünü değil. Alışkanlıklarımızı salgın etkisindeki dünyaya nasıl adapte ede(bile)ceğimize göre şekillenecek her şey.

Markaları, iletişim ve pazarlama çalışmalarını yeniden düşünmeleri gereken günler bekliyor. Salgın sonrası her ülkenin özgün ekonomik, sosyokültürel değişimine ayak uydurmak kaçınılmaz olacak. İletişim desteği alırken medya ilişkileri, dijital teknolojiler kadar siyaset, ekonomi, kültür, sektör dinamiklerine hakimiyetin önemi artacak.

Eskinin tedavülden kalkmadığı, yeninin ise henüz olgunlaşmadığı bir dönemdeyiz. Evden ofise dönenler rövanş alışverişi mi yapacak, yoksa yaptıklarından pişman mı olacak; organiğe mi yükleneceğiz, ekonomi yapmak için markete mi gideceğiz henüz bilmiyoruz. Evde tanımlanan yeni tüketici kategorilerinin altının yeni normalde boşaldığını görürsek şaşırmayız. O yüzden asıl iş şimdi başlıyor. Belirsizlik dönemleri zordur ama dönüştürme, geliştirme potansiyeli yüksektir. Bundan yararlanmaksa hepimizin dinleme, anlama ve esneklik eforuna bağlı olacak.

 

Duygu Çavdar

İDA Üyesi

 

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye 99. sayısında yayımlanmıştır.